Dün sabah arkadaşlarla, Ocak ayı ortasında güneşi yakalamışken bir kahvaltı keyfi yapalım dedik. True Blue Fenerbahçe’de açık büfe kahvaltıya rezervasyon yaptırmışlar, sabah 10:00′da buluştuk. 
Fenerbahçe henüz hareketlenmediği için araba parkı sorun olmadı, zaten True Blue’da vale parking hizmeti de varmış. Gerçi ben park yapılmaz dubalarını kendim kaldırıp, sonra kendi kendime park ettikten sonra vale arkadaş arabamın anahtarını teslim almaya geldi …Dedim ki, arabamı park ettim,park etmek için koyduğunuz bariyerleri kucaklayıp taşıdım, şimdi anahtarımı neden size vereyim? Ne kadar kötü bir uygulama…”eğer illa istiyorsanız, ben gidip yan taraftaki otoparka bırakacağım” deyince, çattık belaya tavrı ile beni ve arabamı, anahtarları bende bırakarak terk etti:)
Kahvaltılıkların dışında küüçük masada, kahvaltı değil de brunch olmasını sağlayacak türden zeytinyağlılar olan, en diptede tatlı çeşitleri konmuş olan masalarda ağız tadıma uygun pek bir şey bulamadım:( Tatlı konusunda da pek huysuz değilimdir, içinde şeker olan herşey kabulümdür derdim ama 8-9 çeşit tatlı içinde birtek muhallebi ve biskuvi karışımı tatlı ile nutella dışında yiyecek bir tatlı bulamadım:(
Birde mekanın tam orta yerinde içeriye sonradan dahil edilen bölümün kot farkı da ben dahil ben oradayken gördüğüm 3 kişinin tökezleyip uçmasına neden oldu. Neyse kimse düşmedi ama bu düşmeyeceği anlamına gelmiyor. Özellikle yaşlı birileri için son derece tehlikeli. Bizim masadakiler oradaki yetkiliye bu sorunu dile getirince, ilginç bir yorum aldık; “insanlar yürürken basacakları yere bakacaklarına etrafı seyrediyorlar, biz ne yapalım”…işte yurdum insanı cevabı!

